21 Kasım 2017 Salı
 
BAŞLIKLAR
Anlamlı Sözler

Görgü Kuralları

Kültürlerimiz

Meydan Dergisi

Protokol Kursu Notları

Sofra Kültürü

Şiirler

Türk Milleti

Ülkeleri Tanıyalım

Yiyecek ve İçecekler

Yöneticilik

 
Anasayfa
 
Anket
TRAFİKTE EN ÇOK HANGİ SÜRÜCÜLERDEN RAHATSIZ VE TEDİRGİN OLUYORSUNUZ?
 
Çay'ın Tarihçesi
 
Çay'ın Tarihçesi

Evrende başlangıçta su vardı...
İçine bir gün bir yaprak düştü...
Çay oldu..


İşte yaklaşık beş bin yıllık tarihiyle yapraktan demliğe bir bardak çayın öyküsü böylelikle başladı...
Beş bin yıllık tarihi boyunca, çeşitli felsefelere göre her şeyin sonunda ona döneceğine inanılan yaşam kaynağı sudan sonra, tüm dünyada en çok tüketilen içecek olma ünvanını bir an olsun elinden bırakmamış çay. Fincan başına sadece dört kalori içeren leziz sıvı, bununla da yetinmeyip, önceleri ilaç ve ritüel içeceği işlevi görürken sonraları en fazla rağbet gören keyif maddesi olma özelliği kazanmış. Keyif unsurunu bile farklı yorumlayan kültürlerin süzgecinden geçerken demliğinin dinsel, sosyal ve kültürel tatlarına bürünen çay, sonuç olarak bugün karşımıza başlı başına bir kültür olarak çıkmayı başarmış.

Buzdan poşete...

19. yüzyılın başına gelindiğindeyse Çin ve Japonya'dan Avrupa ve Amerika'ya kadar tüm dünyaya ulaşan çay, gelişim sürecini teknolojinin paraleline oturtarak günlük hayatımızdaki yerini daha da sağlamlaştırmıştır. 1904 yılında Saint Louis Dünya Fuarı'nda İngiliz Richard Blechynden tarafından geliştirilen "buzlu çay" fikri, bunun en güzel örneklerinden biridir. Blechynden, yakıcı bir havada sıcak çayını buz küplerinin üzerine dökerek satmayı düşünmüş, böylelikle satışlarında patlama yaşamış ve buzlu çayın babası olarak tarihe geçmiştir.

Amerikalı çay ithalatçısı Thomas Sullivan ise müşterilerine küçük ipek torbacıklar içinde çay numuneleri gönderirken 1908'de geliştirdiği "poşet çay" düşüncesi ile çay tarihindeki yerini almış, dünya çay üreticisi firmaların kıyasıya rekabetine tanık olacak çay pazarının yelpazesini daha da genişletmiştir.

Yapraktan demliğe...

Latincesi Camellia Sinensis olarak bilinen ve aslında bir kamelya türü olan çay bitkisi oldukça hassas ve seçicidir. Gevşek, humuslu, asitli ve alkali özellikteki toprak ile nemli iklimleri sever. Daha önce başka bir tarım ürününün yetiştirildiği topraktan hoşlanmayan nazlı bitki, dünyanın belli bölgelerinde yetiştirilebilirken, Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz'de Rize çevresini yaşam şartlarına uygun bulmuştur. Bitkinin 28 cins ve 520 türüyle karşımıza çıktığı düşünülürse çay çeşitlerinin bolluğu daha kolay anlaşılacaktır. Yetiştirildiği yerin iklim özelliklerinin ve deniz seviyesinden yüksekliğinin kaliteyi belirlediği çay, işlenme, mayalama, kurutma ve sınıflandırma olarak sıralanan zahmet ve emek isteyen bir dizi işlem sonucu dalından bardağımıza kadar ulaşır.
Kalitesinden ödün vermemek adına, dünyanın pek çok yerinde, hala el emeği ile toplanan göz nuru ile oya gibi işlenen bitkisinin yolculuğu demliğe varmakla sonlanmaksızın çay, farklı farklı kültürlerde inanışların, anlayışların ve içinde bulunulan zamanın suya rengarenk yansıması olmayı sürdürmektedir.
İngiltere'de beyaz kremalısı, Uzak Doğu'da yeşili, Hindistan'da siyahı ile...

Dünyanın bir ucundan diğer ucuna aynı bir fincan suya bambaşka iksirlerini salarak...

Kaynak: http://www.insankaynaklari.com

 
Geri
 
 
Anasayfa | Kullanım Şartları | İletişim
© Copyright 2007 TÜTEV. Türkiye Trafik Eğitimini Geliştirme ve Kazaları Önleme Vakfı