22 Kasım 2017 Çarşamba
 
BAŞLIKLAR
Anlamlı Sözler

Görgü Kuralları

Kültürlerimiz

Meydan Dergisi

Protokol Kursu Notları

Sofra Kültürü

Şiirler

Türk Milleti

Ülkeleri Tanıyalım

Yiyecek ve İçecekler

Yöneticilik

 
Anasayfa
 
Anket
TRAFİKTE EN ÇOK HANGİ SÜRÜCÜLERDEN RAHATSIZ VE TEDİRGİN OLUYORSUNUZ?
 
Abdülhamid Han
 
ABDÜLHAMİD HAN'İN RUHÂNİYETİNDEN ISTİMDAT(YARDIM)

(Aslında Abdülhamit’e düşmen olup, İttihatçı Jöntürkler arasına katılarak ona karşı yıllarca mücadele eden, sonunda Sultan Abdülhamit’i tahttan indirip hapse atan, devletin tüm gizli belgelerini inceledikten sonra, yabancı güçlerin Osmanlı’ya kurduğu tüm tuzakları öğrenen ve padişahın bunlara karşı aldığı zekice tedbirleri görünce, onun her yaptığının meğer doğru olduğunu anlayıp, (bu arada Abdülhamit hapiste ölür) onun ölüsünden dahi medet umacak kadar pişmanlık duyguları içinde yanıp tutuşan şair Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın yazdığı ibret dolu şiir.)


Nerdesin şevketlim, (güçlü padişahım) Sultan Hamit Han?
Feryadım varır mı bârigâhına? (Yüce makamına)
Ölüm uykusundan bir lâhza (çok kısa zaman) uyan,
Su kahpe itlerin bak günâhına. (Kendilerine köpek diyor)

Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.

”Pâdişah hem zâlim, hem deli” dedik,
İhtilâle kıyam (Elpençe durmalı) etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz 'beli' (Evet) dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına. (Azgınlık ve yoldan çıkmanın uyanışına)

Dîvâne (deli) sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz. (Batının tuzaklarına hayal kurmak)
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.

Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ? (Piç) (İhtilâli yapan kendileri)
Yuh olsun onların ham ervâhına! (Ruhlarına)

Bunlar halkı didik didik ettiler, (Beraber olduğu htilalcilerin yaptıkları)
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak (püskül) öpmeyenler, secde ettiler. (ganimete boğuldular)
S..malı onların pis külâhına. (O devirde herkesin başında külâh –fes- vardı)

Haddi yok, açlıkla derde girenin, (Halkın perişanlığını anlatıyor)
Sehpâ-yi kazâya boyun verenin. (Haksız yere idam edilenlerin)
Lânetle anılan cebâbirenin (Cebredici, zalim)
Bu, rahmet okuttu en küstâhına.

Çok kişiye simdi, vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmete eren (canını kurtaran) pek bahtiyardır, (şanslı)
Harab-ı büldânı (Virane ülkeyi) sor sabahına.

Milliyet dâvâsı fıska (Allah’ın emrini terke) büründü,
Ridâ-yi diyânet (İlim ve dindarlık) yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.

Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin (Büyük yardımcısın)
Âhiretten (Öteki dünyadan) bile himmet (Yardım) eylersin,
Çok çekti şu millet murada (dileğe) ersin
Şefâat kıl şâhım, mededhâhına. (Aracı ol padişahım, Yardım bekleyenine)

Rıza Tevfik Bölükbaşı
 
Geri
 
 
Anasayfa | Kullanım Şartları | İletişim
© Copyright 2007 TÜTEV. Türkiye Trafik Eğitimini Geliştirme ve Kazaları Önleme Vakfı